23 Eylül 2017 Cumartesi

Bir minimalistin evdeki kitap yığınlarıyla imtihanı : TSUNDOKU Nedir?



Dillerin zenginliği özel durumlar için yarattıkları kelimelerde yatıyor bence. Mesela Japonların kitap biriktirenler için olan sözcüğü tsundoku (tsoon-doh-koo) gibi. Yani (benim gibi) kitapları 3’er 5’er alıp sonra bunları okumayı bitirmeden (bazense okumaya bile başlamadan) yenilerini alma durumuna böyle diyorlarmış.
Tsundoku (tsoon-doh-koo) kelimesi eşyaları bir kenarda biriktirmek anlamına gelen tsunde-oku ve kitap okumak anlamına gelen dokusho kelimelerinin birleşiminden oluşuyormuş. Okunmayı bekleyen üst üste yığılı kitaplar gelsin gözünüzün önüne. Hah tam da bu. Peki söyleyin gözünüzün önüne bu görüntü gelince ne hissettiniz? Bu tam da siz mi yoksa “yok canım bu kadar kitabı kim ne yapsın?” diye mi düşündünüz?
Benim durumuma bakarsak ben sıkı bir okuyucu olduğumu iddia edebilirim. Sıkıntı açgözlülüğümden ve heyecanımdan kaynaklanıyor. Tam gitmişim 3 kitap almışım, onlara başlayacakken annemin haftasonu aldığı kitapları görüp hemen el koyuyorum, derken bir yazıda bir kitap görüp Amazon’da aratıp hoop Kindle uygulamama atıyorum (Allah’tan send a sample- yani giriş bölümünü yollama özelliği var, anında satın almıyorum), ofiste arkadaşımın bitirdiği kitabı çantama atıyorum… Sonu gelmiyor. Evde başucum, şifonyerim ve tabii ki kitaplık başta olmak üzere çeşitli yerlerde bu yığınlardan mevcut. Bu haftasonu verdiğim kararı yazının sonunda açıklayacağım. Ama öncesinde eğer siz de benim gibi Tsundoku’dan muzdaripseniz size birkaç öneri:
1.    Konmari methodunun önerdiği gibi evdeki her ama her kitabı bir yere yığın ve okumadıklarınıza bir daha alıcı gözle bakın. Aynı kıyafetler gibi her kitap için kendinize “ben bunu gerçekten okur muyum?” diye sorun.
2.    Size artık asla ilginç gelmeyenleri bağışlamak için ayırın. Benim önerim bir excel listesi yapmak, bunu arkadaşlarınızla maille paylaşıp onlardan istedikleri kitapları işaretlemelerini istemek. Hala kalan olursa 2. El kitaplar alan bir kitapçıya verebilir veya kitapların içeriği uygunsa okullara yollayabilirsiniz (okullara yollamak ilk seçeneğimde olmadı çünkü kitap- okul yaş çağı uyumundan emin olamadım. En baştan kitapları bu gözle eleyerek bir okula da iletebilirsiniz tabii ki)
3.    Tüm okunmayı bekleyen kalan kitapları ise bir arada göz önünde bir rafta tutun, bizim evde 3 kitaplık var ve henüz okunmamış olanlar her yerde.
4.    Okunmuş kitaplarınız içinse yine elden çıkarmanızı öneririm. Ben kitap anlamında çok şanslıydım. Evde hep koca bir kütüphane vardı, sonra ben büyüdüm ve harçlıklarımla sonra maaşımla kitap almaya başladım. Kaç kere koli koli kitap yolladığımı unuttum. En son geçenlerde yine Freecycle (Atmaver) üzerinden büyük bir parti kitap dağıttım. Ama bir o kadar da aldığım için hala her yerden kitap çıkıyor: )
Gelelim benim çözümüme:
Ben çok düz bir yönteme karar verdim. Öncelikle bugünden itibaren 1 Ocak’a kadar yeni bir kitap satın almayacağım (hala annemin ve arkadaşlarımın kitaplarına el koyma hakkım sabit). Şu anda hamile olduğum için hiç ağır kitapları içim çekmiyor (ilk hamileliğimde yıllarca burun kıvırdığım chick-lit tabir edilen başını Sophie Kinsella’nın çektiği yazarlara düşmem de böyle olmuştu). O yüzden sağlıklı bir eleme yapacağıma inanmıyorum. Evdeki ilk kitaplıkta en üst raf ilk kitaptan başlayıp tek tek okumadığım kitap varsa sırayla onları okuyacağım. Eğer bu kitap eşimin değilse (çünkü o asla kitaplarından ayrılmaz) ve bana da ben bunu tekrar tekrar okurum duygusu vermiyorsa okur okumaz (öncelik annemde olmak üzere, ona sormadan dağıttığım kitaplar sorun oluyor) Instagram’dan duyurup ilgilisine yollayacağım. Yavaş bir çözüm olacak ama kendim için okumayı da teşvik edici bir yol olduğuna inandım.
Siz ne dersiniz? Hepsini birden elemek mi yoksa tek tek ilerlemek mi daha kolay ve etkili olur?


5 yorum:

  1. Ben de biliyorsun eşimden kalan ve benim okumayacağım 2 koli kitabı vermiştim. Kendiminkilere kıyamıyorum çünkü şimdi de ya Aslı okumak isterse diye düşünüyorum. Hoş onların gençliğinde baskı kitaplar şimdinin kasetleri gibi olabilir ama ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gercekten sevdiklerini ayır tabii. Ama her kitap için demezsin sonuçta "Aslıcım da okusun" diye 😊

      Sil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  3. Kıyafetlerimi azalttım,mutfak eşyalarımı azalttım,eski evraklardan kurtuldum ama kitaplar...ahhh kitaplar ....Bu konuda ruhumun terbiye edilmeye ihtiyacı var ��

    YanıtlayınSil
  4. elinize saglik, guzel bir yazi olmus. kutuphanemi gozden gecirmeye devam edecegim (^^)

    sadece bir duzeltme, tsundoku, yazildigi gibi okunuyor.

    YanıtlayınSil