18 Kasım 2012 Pazar

Minimalizm Bütçenizi Nasıl Kurtarır?

Minimalizmin sizin iç huzurunuz üzerinde olduğu kadar evinizin dekorasyonu ya da giyiminiz üzerinde etkisi olduğu bir gerçek. Peki ya bütçeniz? Bir minimalist olma yolunda attığınız adımlar acaba bütçenize katkıda bulunabilir mi?

Taksitler içinde boğulmak, internette fırsat sitelerinde gezinirken kendini kaybederek gereksiz alışverişler yapmak, her canımız sıkıldığında kendimizi AVM’lere atmak hepimizin ortak dertlerinden. Bakalım minimalist düşünceyle bunların üstesinden gelmek için neler yapabiliriz?

Önerilere geçmeden önce çok basit bir ilkeyi hatırlatmak istiyorum: geliriniz ne kadar olurda olsun harcamalarınız gelirinizin altında olmalı, yoksa bir yerde çuvallarsınız. Taksitle alışveriş yaparken biriken taksitlerin nasıl bir yük oluşturacağını bilmelisiniz, kimi zamanlarda evde arkadaşlarla yemek düzenlemeyi dışarda rakı-balığa tercih edebilmelisiniz.

Gelelim önerilere;

Harcamalarınızı kaydedin;
Alışverişlerinizi büyük oranda kredi kartıyla yapıyorsanız zaten işiniz daha kolay, ekstrelerinizi inceleyerek de büyük aşama kaydedebilirsiniz. Hatta bazı bankalar harcamalarınızı gıda-giyim vs gibi gruplayarak gösterebiliyor. Aynı evinizde yaptığınız neyim var neyim yok çalışmaları gibi harcamalarınızı kaydedin ve sonra nelere para harcadığınızı inceleyin.

Gruplayın;
Harcamalarınızı kağıda (ya da excele) döktükten sonra gruplayın. Neleri gerçekten ihtiyaç duyduğunuz için, neleri anlık bir dürtü hissettiğiniz için neleri de laf olsun diye aldığınızı yazarak fark edin. Nakit kullanılmadan yapılan harcamalarda özellikle de internet yapılıyorsa kişi o anda para harcadığının çok da bilincinde olmayabiliyor.

Eleyin;
Madem ki minimalizm nelere ihtiyaç duyduğumuzun bilincine vararak “fazlalıklardan” kurtulmak demek hazır minimal bir hayata geçiyorken evi bir yandan temizlerken bir yandan da anlamsız alışverişlerle doldurmayın. Harcamalarınızı eleyin. Evde aynı tshirtten 3 tane var diye 2’sini verilmek üzere ayırmışken teke düşüp rahatlamışken 1 hafta sonra kendinizi aynı tshirtten alırken bulmayın.
Gıda alışverişi yaparken stoklamaya uygun olmayan malzemelerden fazla fazla almayın. Deterjan, kağıt havlu gibi bazı dayanıklı ürünler fazla adetlerde alındığında daha avantajlı olabilir ama tek kişi yaşıyorken raf ömrü 2 hafta olan kiloluk yoğurtlardan sırf kampanya var diye 2 tane almak çok da akıllıca olmayabilir.

Evdeki gider kalemlerini gözden geçirin
2 tane dijital yayın aboneliği, sabit telefon hattı, okumadığınız dergi abonelikleri ve hatta abur cuburlar... ne kadarı gerçekten gerekli, mutlaka gözden geçirin.

Kartlarınızdan kurtulun;
Ne kadar çok kredi kartı o kadar çok takip edilmesi gereken hesap demektir. Aklınızı da rahatlatmak adına bir karta inin. Belki onun limitini acil durumlar için 5 kartınız olduğu dönemdeki ortalama limitten fazla yapabilirsiniz. Ama tek karta inin ve ödeme günlerini kaçırmayın. Asgari tutarı ödemenin sorunu anlık olarak çözmek değil de uzun vadede daha beter sıkıntıya girmek olduğunu unutmayın.

Kenara ayırın;
Ne kadar olursa olsun her ay kenara biraz para ayırmayı ihmal etmeyin. Bu ay 50TL olur, bir dahaki ay daha iyisini yapar 300TL koyarsınız ya da çok daha fazlasını. Biriktirme alışkanlığınız hiç yoksa büyük miktarları değil önce alışkanlığı edinmeyi hedefleyin, 4-5 ay üst üste her ay para biriktirdiğiniz noktada, artık ne kadar biriktirmeniz gerektiğine karar verip o konuda çaba gösterebilirsiniz.

BUGÜN BUNU YAPIN:
Sabah kalktığınızdan bu yana ne harcadığınızı not edin. Sabah işe gelirken aldığınız simit, öğlen aldığınız sigara, internetten sipariş verdiğiniz nevresimler, eve giderken aldığınız cipsler... hangileri gerekliydi, hangilerini başka yolla çözebilirdiniz? Ya da belki hiç almasanız daha iyiydi. 1 hafta kadar her yeni alışverişinizde, para harcadığınızda bir kere daha düşünün.

Evdeki tek minimalist siz olduğunuzda

Minimalizmi hayatınıza sokmak demek, eğer tek yaşamıyorsanız evdekilerle de bir uzlasma saglamanızı gerektiyor. Siz olabildiğince basit bir yaşam sürmek isterken annenizin, eşinizin, ev arkadaşınızın... her tatil sahilden topladığı taşların sağdan soldan çıkması bir çatışma noktası olabilir.
Peki bu durumda ne yapmalı?
İşte evinizi paylaştığınız sevdiklerinizle çatışmamak için bazı ipuçları:
1.       İlk hedefiniz kendiniz olsun -  Kendi eşyalarınızla olan “hesaplaşmanıza” odaklanın. Onun/onların eşyalarına takılmamaya çalışın. Kendinizden başkasını kontrol edemeyeceğinizi unutmayın. Amacınız bir şekilde huzura ulaşmaksa, başkalarının size uymamasını bir sorun haline getirmeyin.

2.       Onlara örnek olun – kimseyi sizin dilediğiniz gibi olmaya zorlayamazsınız ama yaptıklarınızla onlara ilham verebilirsiniz. Seçtiğiniz tarzın hayatınızı kolaylaştırıyor olması evdekilerin de gözünden kaçmayacaktır. Sonunda öneri almaya geldiklerinde onları geri çevirmeyin.

3.       Anlatın -  Kimi zaman insanların değişik şeyleri denememelerinin en büyük sebebi aslında konu hakkında bilgi sahibi olmamalarıdır. Neler yaptığınızı anlatın. Mesela bu ay hiç alışveriş yapmadınız mı, odanızdaki kıyafetleri mi ayırdınız, fazla bazı eşyalarınızı ihtiyacı olanlara mı verdiniz? Bunları nedenleriyle birlikte anlatın ve paylaşın.

4.       Eviniz müsaitse onu parçalara bölün ve paylaşın - Salon onun dekorasyon alanı olsun ama oturma odası sizin minimal göz zevkinize göre şekillensin. Az eşyayla az ve öz şekilde düzenlenmiş alanlar rahatlatıcı etkileriyle herkesin ilgisini çeker. Size ait alanlar evin diğer bölümleri için örnek oluşturabilir. Bu odanın çekiciliği evdekileri harekete geçirebilir.

5.       Orta noktada buluşun – evin bazı alanlarını bölüşseniz bile mutfak, banyo gibi ortak alanlarda fikir ayrılıkları olabilir. Konuşun, anlamaya ve kendinizi anlatmaya çalışın. Biliyorum bir anne hiç bir zaman evdeki 4 kişi için sahip olduğu 20 havludan ya da 15 nevresim takımından vazgeçmek istemez. Ama rengi solmuş olanları ayırıp ona gösterdiğinizde bunları misafirlere göstermekten çekineceği için size kulak kabartabilir.

6.       Bunu bir avantaja dönüştürün-  Siz her şeyinizi buna gerçekten ihtiyacım var mı diye elemişken bir anda ihtiyacınız olabilecek (ve sizin listenizde kendine yer bulamamış) bir eşyayı onlardan temin edebilirsiniz. 

BUGÜN BUNU YAPIN:
Bir hafta boyunca zorunlu haller dışında (yemek malzemesi, tuvalet kağıdı vs.) alışveriş yapmayın. Mağazaları gezmeyin, internette fırsat sitelerini incelemeyin. Aslında önerim 1 ay ama 1 haftayla deneyip sonra da 1 aya çıkarabilirsiniz. Böylece aslında ihtiyacınız olmadan sadece görüp etkilendiğiniz şeylerin daha çok farkına varabilirsiniz.



NewYork'un En Küçük Dairesi


Bu hafta sizlerle New York’un en küçük dairesini paylaşmak istiyorum:
New York’un Manhattan bölgesinde yaşayan Zaarath ve  Christopher Prokop’un 2 kedisiyle paylaştığı bu evi New York Post’ta gördüğümde biraz ileri gittiklerini düşünmedim değil.  Ama hem ilgi çekici olması açısından hem de minimalizm kapsamında aslında ne kadar az eşyayla ne kadar ileri gidilebiliri göstermesi açısından güzel bir örnek.
16 metrekare olan apartmanda ihtiyaçları olan her şey var. Dairenin 2 küçük penceresi Manhattan manzarasına bakıyor, sağ tarafta küçük bir buzdolabının ve fırının olduğu bir mini mutfak solda ise banyo ve en dipte ise yatak/koltukları var. Çift kişilik yataklarının yaşam alanlarının 1/3ünü kapladığını düşünürseniz evin küçüklüğünü daha iyi gözünüzde canlandırabilirsiniz. Yataklarının ucundaki sandığı da dolap olarak kullanıyorlar.
Televizyonları yataklarının hemen karşısında, bir de şaraplarını ve konyaklarını koydukları içki dolapları var. Christopher Prokop’un Remy Martin’de muhasebe bölümünde çalıştığı düşünülürse bir konyak dolaplarının olması oldukça mantıklı.
Kıyafet işini ise biraz sıradışı bir yöntemle çözmüşler. Evden işe yürüyerek gidiyorlar ve yolda kuru temizlemeciden iş kıyafetlerini alıp işte değiştiriyorlar. Tabii kıyafetlerin yetişmeme ya da kuru temizlemecinin kapalı olması ihtimaline karşı iş yerlerinde de yedek kıyafet bulunduruyorlar.
BUGÜN BUNU YAPIN:

Bugünkü tavsiyem evdeki büyük (ya da küçük) ev eşyalarınıza yönelik. Bunlardan hangisinden vazgeçebilirsiniz onu düşünün. Buzdolabı, çamaşır makinesi belki olmazsa olmazlarınızdan ama 2. hatta 3. televizyona gerçekten ihtiyacınız var mı?

Az Aslında Çoktur



Az çoktur ya da orijinal deyimiyle “Less is more”* bize yaşamda minimalizmin kapılarını açıyor. Az diyoruz ama ne kadar az? Kendinizi hayattan mahrum edecek ya da istediğiniz şeyleri yapamayacak kadar mı az? Tabii ki hayır.  Burda asıl söylenmek istenen sizi asıl mutlu eden az ama öz nesneyle hayatta daha mutlu olmak aslında. Tabii bu sırada dolayısıyla daha az tüketerek dünyaya da özen göstermek. Bu yolla fazlalıklardan kurtulup kendimizi hem maddi hem de manevi yönden rahatlamış hissetmek elimizde. Malum, çağımız tüketim çağı. Tüketmekten anlık hazlar alıyoruz ama “satın alma” sona erdikten sonra bir boşluk yaşıyoruz. Sonra yeni bir şey alıyoruz. Minimalizmin bir amacı da bu kısır döngüyü kırabilmek.
Tarihsel olarak bakacak olursak minimalizm modern sanat ve müzikte, kökeni 1960'lara giden, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akım. ABC sanatı, minimal sanat gibi tabirlerle de anılıyor. Ama ben sanatta ve ya müzikte değil de yaşamda minimalizmden bahsetmek istiyorum.
Minimalizm evinizde, odanızda, işyerinizde, giyim stilinizde ya da fikrinizde uygulanabilir. Çok kısa tanımıyla eşyalara bağımlı olmayan; çok şey başarmak ya da her şeye yetişmekle kendinizi hırpalatmayan sade bir yaşam söz ettiğimiz.
Peki bunun faydası ne derseniz, daha az stresli bir yaşam, daha az tüketim, daha az borç, daha az temizlik yapma (örneğin kıyafet, ya da tozu alınacak eşya); kendine daha çok zaman ayırma, sevdiğin şeyleri giyme ve daha bir çok benzer neden.
Bu nedenlerden ötürü uzun zamandır beni etkisine alan bu akımı anlama ve uygulama çabam azalmadan devam ediyor. Minimalist yaşam kendine yavaş yavaş da olsa yer edinmeye başlarken Türkiye’de bu konunun çok yazılıp çizilmediğini fark ettim. Bu nedenle amacım burda başta minimalizm olmak üzere doğaya dönüş, sürdürülebilirlik, eskiye dönüş, sadeleşme ve ekoloji konularında biraz kalem oynatmak.
Minimalizm sizin de ilginizi çektiyse gelin bu hafta bir başlangıç yapın, masanızı toplayın. İş masanız, ders çalışma masanız, evdeki sehpanız... içinizden hangisi gelirse. İş masanızı örnek alırsak orda uzun zamandır duran dosyaları olması gereken yere kaldırdığınızda, eski ya da artık gereksiz evrakları imha ettiğinizde, masanızda yer işgal eden “ıvır zıvır”lardan kurtulduğunuzda (mesela monitörün üstündeki post-itleri temizlediğinizde) yaşadığınız mekansal ferahlığın çalışmanıza da yansıdığını göreceksiniz. Bir de çöpe ayırdığınız şeylerden geri dönüşüme uygun olanları ayırdıysanız bugünlük sizden iyisi yok demektir.

Sadeleşerek Zenginleşin : Yaşamın özünü anlamak için kalabalık ve gürültülü dünyanın ötesine geçerek sadeleşmemiz şart.



26 Ocak 2012 Perşembe

Her ihtimale karşı (just in case) taşıdığımız yükler



Tüm tatillerim için dönüşümlü olarak kullandığım 2 bavulum var. Tahmin edersiniz ki minimalizm seyahat tarzında da yerini buluyor. Neyse bavullar diyorduk:

Kabin boy bavul vazgeçilmezim

Biri kabin boyu hard-case diye tabir edebileceğimiz çek-çekli bir bavul diğeri ise zorlasanız günlük çanta niyetine kullanabileceğiniz kalın kumaş bir çanta. Kabin tipi olan 1-2 haftalık seyahatler için olan çantam, taşımakla uğraşmam, uçaklı seyahatlerde bagaja veririm. Diğeri ise 3 günlük, eğer uçaklı bir seyahatse yanıma aldığım çanta. En kötü ihtimalle iki çantayı beraber kullanırım ama o kadar.

1-2 günlük tatillere orta boy bir çanta yetmez mi?

 

Üniversitede çıktığım berduş tatillerde gözüme artık eskiyen kıyafetleri ve spor ayakkabıyı kestirir onları sağda solda bıraka bıraka ilerlerdim. Böylece yeni aldığım şeyler taşırken sorun olmazdı. Hem de mobil bir “declutter” yapmış olurdum. Artık tatillerde yanıma giymeyi sevdiğim şeyleri alıyorum. Berduş günlerim geride kaldı belki ama artık tatillerde alışveriş de pek yapmıyorum.

Çantalarımı “her ihtimale karşı” alınmış şeylerden uzak tutmaya çalışıyorum. Geçenlerde okuduğum The Minimalists yazısı doğru yolda olduğumu gösterdi. Kitaplarını tanıtmak için çıktıkları turnede ya ihtiyacımız olursa düşüncesine takılmadan bavullarını gayet hafif bir şekilde yerleştirmişler. Bir şeye ihtiyaç duyduklarında ise şuna bakmışlar: bu ihtiyacı bulunduğumuz yerden en fazla 20 dk uzaklığa giderek ve 20$’ı geçmeden karşılayabilir miyiz?

%99 olarak bu şekilde sorunlarını çözmüşler.

 

Minimalizmin bir yan faydası olarak her ihtimale karşı boş yere saklanan eşyalardan kurtulmak hem zihnimizi temizlemeye, hem yer açmaya hem de omuzlarınızdan yük kalkmasına yardımcı oluyor (hem manen hem madden).

Özellikle kadınlar günlük çantalarını bir döküp tek tek baksınlar. Hangi eşyayı laf olsun diye boş yere taşıyoruz?

BUGÜN BUNU YAPIN:
Günlük çantanızı, laptop çantanızı boşaltıp bir bakın: Siz neleri her ihtimale karşı taşıyıp hiç kullanmıyorsunuz?

Evinizdeki Temel Eşyalar-Türk İşi Minimalizm'de sıra onlarda

Minimalizmde ileri adımlara hoşgeldiniz:

Evi sadeleştirmek söz konusu olunca neler vazgeçilmez neler aslında evimizi bizle anlamsız yere paylaşıyor kararını vermek zor olabiliyor. All in Good Time’ın yazarları Tara Kuczykowski and Mandi Ehman (ki yazarlığın yanı sıra birer anneler) evle ilgili önemli ipuçları* veriyor. USA TODAY’de çıkan yazıyı fikir vermesi için çevirdim. Parantez içi notlar Ç.N yani bendeniz çevirmenin notu.

Mekan mekan gidelim.
Mutfak
www.bigchill.com'daki bu minimalist 
mutfak sizi de tavlamadı mı?

 • Yemek Kitapları
Saklamak istediğiniz yemek tariflerinin birer kopyasını alın.
Bu önemli tarifleri ya bir defterde toplayın ya da bilgisayara kaydedin (tarayabilirsiniz, word dokumanında saklayabilirsiniz).
Kullanmadığınız yemek kitaplarını ise bağışlayın.
•Kiler
Tarihi geçmiş ürünleri atın.
Kullanmadığınız konserveleri bağışlayın.
Ürünleri dizerken en önce tarihi geçecek olanları öne koyun (aynı bir market gibi).
•Buzdolabı
Bayat ve tarihi geçmiş malzemeleri atın.
•Çekmece ve dolaplar
Ne sıklıkta kullandığınızı ve ihtiyaç duyduğunuzu düşünerek tencerelerinizi /tavalarınızı ve mutfak eşyalarınızı ayırın.
Bir şeyden iki tane varsa gerçekten ihtiyacınız var mı bakın ve gereksizse onlardan kurtulun.
Oturma Odası
•Medya
Çocuğunuz büyüdüğü için artık oynamadığı oyun cd’lerini ya da sizin artık izlemeyeceğiniz filmleri temizleyin.
CD’lerin orijinal kutularından feragat edin ve birden çok CD alan kutuları kullanmaya bir şans verin.
Gereğinden fazla olan kumandalardan, kablolardan kurtulun.
•Oyuncaklar
Oturma odasında olmasına müsade ettiğiniz oyuncaklar için bir alan yaratın; onları bir sepet, oyuncak kutusu ya da dolapta saklayın.
Düzenli olarak etraftaki oyuncakları toplayın.
Hepsinin sürekli ortada olmasındansa oyuncak setleri yaratın ve dönüşümlü olarak bunları çıkarın.
•Raflar ve biblolar
Biblolarınızı azaltın. Ne kadar az biblo o kadar toz alınacak eşya (bence sıfır biblo sıfır tasa).
Artık tutmak istemediğiniz kitaplarınızı ayırın ve bağışlayın.
Dergilerde kendinize bir sınır koyarak, mesela 3 ay, eski dergilerinizi bağışlayın (ya da kağıt çöpüne atın).
Banyo
•Banyo oyuncakları
Su fışkırtan oyuncaklar küflenebileceği için atın.
Diğer oyuncakları arada bulaşık makinesinde yıkamayı unutmayın.
Diğer oyuncaklarda olduğu gibi oyuncak sayısını azaltmayı ve dönüşümlü olarak ortaya çıkarmayı düşünün.
•İlaçlar
Son kullanma tarihi geçmiş ilaçları çöpe atın.
Eski ilaçlardan kalma damlalık, plasitk kaşıkları vs atın.
•Eşantiyon ürünler
Sadece gerçekten kullanacağınız şampuan/ saç kremi/ losyon/ deodorant eşantiyonlarını saklayın.
Bu ürünleri sınıflandırıp ayırarak gerçekten kullanabileceğiniz bir düzene sokun.
Bunlardan misafirleriniz kullanabilmesi için bir misafir sepeti yaratın.
•Kıyafetler
Eğer şimdi hoşuna gitmiyorsa sonra da gitmeyecektir. Artık dolabında yer tutmasının gereği yok.
Bütün askılarınızı ters çevirin. Bir kıyafeti giydiğiniz zaman askıyı doğru şekliyle geri koyun. Böylece bir zaman sonra neleri hiç giymediğinizi fark edeceksiniz.
Mevsimlik kıyafetlerinizi mevsimi geçtiğinde kaldırıp yerden kazanın.
Çoçukların eşyaları
www.yasamvesaglik.com
Tabii ki kırık parçaları atmalı, benzer oyuncakları gruplamalı ve onların artık oynamadığı oyuncakları bağışlamalısınız.
Çocuğunuzu da bu toplanma işine dahil edin. Bunu onların arkasından değil onlarla beraber yapın.
Her yeni oyuncak geldiğinde “bir oyuncak içeri bir oyuncak dışarı” kuralını uygulayın.
Muhtelif oyuncaklara bir sınır koyun. Fast-food restoranlarından gelen oyuncakları bir arada tutun. Koyduğunuz sınıra gelince bir kısmını dağıtın.
Özel koleksiyonlar için belli bir alan oluşturun.





BUGÜN BUNU YAPIN:

Minimalizm maceranızda evinizdeki tüm temel eşyaların elden geçirilmesini  sonraya bıraksanız bile sağlığınızı düşünerek ilaç dolabınızı / çantanızı bugün temizleyin. İlaçları kutularında saklamayı alışkanlık edinin, böylece son kullanma tarihlerini takip edebilirsiniz.

24 Ocak 2012 Salı

Evin geri kalanı için



Bu güzel minimalist oda www.freshome.com'dan
Minimalizme girince iş sadece kıyafetlerle bitmiyor ne yazık ki. Yaşam alanınızda bulunan her şeyi ihtiyaç ve mutluluk verme yönünden inceleyip tek tek değerlendirmek lazım. Declutter da denen bu dağınıklıktan kurtulma eylemi için minimalist dünyanın pek çok önerisi var.  Pratikte zor olsa da teoride benim en çok hoşuma giden yöntem oda oda giderek her seferinde bir odadaki her şeyi kolilere koymak. 1-2 hafta boyunca sadece ihtiyacın olan şeyleri koliden çıkarıp kullanmak ve yerine koymak. Bu süre sonunda ise kolide kalan eşyaları tek tek değerlendirip onlarla ne yapılacağına karar vermek (atmak, ihtiyacı olana vermek, satmak...)

Benim kıyafetlerin gerekliliği için sorduğum iki soruya karşılık missminimalist daha ileri giderek 20 soruda eşyalarınızı sorguluyor*.

1.     Bu eşya nedir?
2.     Neden burda? Nerden geldi? (satın aldım, hediye, ödül vs) Eğer istemeden sizin olduysa belki sadece o yüzden yer kaplıyordur.
3.     Ne işe yarıyor?
4.     En son ne zaman kullanıldı? Bu soru tanıdık gelmiş olmalı.
5.     Bir daha ne zaman kullanılacak / kullanılabilir?
6.     Eğer kaybolsa özler miydim?
7.     Aynı işi gören başka bir eşyam var mı?
8.     Elden çıkardığım zaman ihtiyaç duyduğumda kolaylıkla temin edebilir miyim?
9.     Benden başkası için daha yararlı bir şey midir?
10.  Zararı yararından fazla mı? Özellikle çok tamir gerektiren ya da çok elektrik tüketen eşyalar için düşünülebilir.
11.  Bana değil de olduğumu düşündüğüm kişiye mi ait? Belki de gerçek hayata daha yakın olmanın vaktidir.
12.  İhtiyacım yoksa satma değeri var mı? (gittigidiyor ,sahibinden, craiglist)
13.  Bu eşya mı yoksa yokluğunda kazanacağım alan mı daha değerli?
14.  Anlık bir dürtüyle yakın zamanda alınmış bir şey ise iade şansı var mı?
15.  Sadece bir hatırası olduğu için mi burda?
16.  Dijital ortama aktarılabilir mi? (fotoğraf, vhs kasetler vs)
17.  Daha küçük parçalara ayrılabilir mi? yani eşyanın tümü gerekli değilse ama bir hatırası varsa bir parçası saklanabilir. Parçaları kayıp eski bir satranç takımının bir piyonu gibi
18.  Bir zamanlar bu eşyaya sahip olduğumu unutabilir miyim?
19.  Aslında başkasına mı ait? Uzun zaman önce arkadaşınızdan ödünç alıp geri vermeyi unuttuğunuz bir hırka mı?
20.  Bu eşya beni mutlu ediyor mu? Belki değerlendirdiğiniz şey hiç bir kategoriye sığmıyordur. Çocuğunuzun çizdiği ilk resim ne kadar “gereksiz” olsa da sizi her seferinde gülümsetmeyi başarıyorsa evinizde bir yeri var demektir.


Bu işin zaman ve sabır gerektirdiğini unutmayın. Birdenbire tüm evle başetmeye çalışmak yorucu gelip tüm şevkinizi kırabilir.

Eğer kıyafetlerinizi elediyseniz bir sonraki adım olarak odanızdan başlayabilirsiniz.
     
BUGÜN BUNU YAPIN:
En az eşyanızın banyoda olduğunu düşünerek yukardaki minimalizm önerisini orda hayata geçirin. Banyonuzdaki her şeyi büyün bir kutuya koyun. Önce gerçek günlük ihtiyaçlarınız olan diş fırçası, macun gibi eşyalarınızı çıkarın ve yerleştirin. Sonra şampuan, duş jeli vs derken sadece neye ihtiyacınız varsa kutudan onu alın ve sonrasında banyodaki yerine kaldırın. 2 hafta sonunda bakalım kutuda hiç ihtiyacınız olup kullanmadığınız neler kalacak.




Minimalizm II: Fazlalıklardan kurtulmak (kilo değil kıyafet)


Minimalizm üzerine okuduğumda en kolay ve başarılı olarak gerçekleştirdiğim şey kıyafet temizliği oldu. Bunu sadece minimalizm kapsamında da düşünmemek gerek.
Her zaman için giymediğim, bir gün belki işe yarar düşüncesiyle dolap bekleyen genellikle bayılınarak alınıp hiç giyilmemiş kıyafetlere karşılık bırak gönlünce alışveriş yapmayı en basit ihtiyaçlarını karşılayamayan kişiler.

İşte tam bu noktada dolaplar boşaltılmaya ve yeniden dizerken o 2 önemli soruya sıra geliyor. Her bir parça kıyafet için:

1.     Bunu en son ne zaman giydin? 1 Yıldan fazlaysa bu kıyafeti unut gitsin (tabii çok özel nedenler dışında, zaten yılda bir kez giyilebilecek bir gece elbisesi, ya da kayağa meraklıysanız kar pantolonuna garez yok. aslında bunları da o kadar sık giymiyorsan ödünç alınabilir ama tamam bunun üzerine çok gitmiyorum)

2.     1 yıldan fazladır el sürmediğiniz kıyafetler için 2. Soru: bu kıyafetin durumu ne? Burdaki kasıt temizliği, kullanılabilirliği. Kıyafeti elden çıkarmaya karar verdiğimize göre onun gideceği yer çöp mü yoksa temiz bakılmış bir kıyafet ya da giyilmeden kenarda duruyorsa uygun bir yer mi ona karar vermek lazım.

Minimalizm serüveninde elinizdeki bu ayırdığınız eşyalara ne yapacağınıza karar vermeniz lazım
Giyilebilir temiz pak kıyafetler için bir önerim Beyoğlu Belediyesi. 444 0 160’ı aradığınızda sizin özenle hazırladığınız paketleri işten veya evinizden alıp ilgili kişilere ulaştırabiliyorlar. Tabii Beyoğlu size uzak bir noktadaysa internetten ufak bir araştırmayla başka alternatifler de bulmak mümkün.

Bugün bunu yapın:

Minimalist olmak emek ister: Bir saat ayırın ve dolabınızdaki her şeyi normalde astığınızdan ters yöne asın. Her yeni kıyafet giyişinizde onu dolaba geri koyarken askısının yönünü eski haline getirin. Bir süre bu şekilde devam edin. Böylece doğal bir eleme sistemi yaratacaksınız. Sonra, mesela 1 ay geçtiğinde dolabınıza tekrar alıcı gözle bakın ve günlerce askılarını çevirmediğiniz kıyafetlerinizi ayırın. Böylece hem yukardaki soruları soracağınız kıyafet sayısını azaltın hem de gerçekten bu kıyafetleri gözden çıkardığınıza ikna olun.

23 Ocak 2012 Pazartesi

"Minimal" hediyeler

Minimalizm yolundaki ilk adımlardan birini atmak için yakın zamanda doğumgünü olan arkadaşıma materyal bir hediye değil de manevi tatmin verecek bir hediye vermek istedim. Onlarca hırkasına bir yenisini eklemekten ya da beğenmeyeceği sonra da üşenip değiştirmeyeceği bir çanta yerine onu sevdiği bir sanatçının konserine ya da bir tiyatroya götürmek istedim.

Tahminimden zor oldu!

Bir kere huy olarak bana şunu al deme kültürüne pek sahip değiliz. Alışık da değiliz. Ben de biri gelse “Sana yakın zamanda sevdiğin kim var onun konserine bilet almak istiyorum.” deseler cevap vermeden önce bir süre düşünürüm. Ne yalan söyleyeyim seçtiğim konserin ücretinden zevkimin sorgulanmasına kadar aklıma bir sürü şey gelir.

Tahmin ettiğim üzere “Sen ne istersen” cevabını aldım. Bunun üzerine hiç bir konseri beğenmeyince (altını çizerek ben beğenmeyince) yakın zamandaki tiyatro oyunlarından bir derleme yapıp ona mail attım. Sonuçta yine benim seçtiğim ama tabii onun da beğeneceğine inandığım tiyatro oyununa gidiyoruz.

Yeri gelmişken minimalizm kapsamında sevdiklerinize hediye önerileri*:
- Konser/ tiyatro/ sinema biletleri
- Özel bir geceye bilet
- Sizin hazırladığınız bir ev yemeği
- Hoş bir restoranda yemek - Spa / Masaj hediyesi
- Hobi kursları
- Çocuğu varsa bir ya da birden çok gece bakıcılık yapmak gibi

Bu tarz hediyelerin minimalizm dışında bir de deneyimsel olmaları sebebiyle daha çok mutluluk yaratma özelliği de var. Son dönemdeki inanışlara göre maddesel şeylerin mutluluğunun çok kısa sürdüğünü ama bir deneyimin yarattığı hatıralar nedeniyle daha kalıcı olduğunu gösteriyor. Benzer hediyeler vermeye başladığınızda etrafınızdakiler de size bu şekilde yaklaşabilir. O yüzden buna hazırlıklı değilseniz belki de bu yöntemden başka bir şekilde minimal hayata geçiş yapabilirsiniz.

Yazıyı bitirmeden önce bizler için en zor öneriyi sunmadan edemeyeceğim: Hediyelerden kurtulmak. Sadece değer verdiğiniz biri size hediye etti diye başkasına vermeye elinizin gitmediği hediyeler. Üstünüze olmayan gömlekler, okumayacağınız kitaplar, sevmediğiniz müzikler... Bu hediyelerden uygun bir şekilde kurtulduğunuzda ne kadar rahatladığınıza siz de şaşıracaksınız.

*http://www.theminimalists.com/gifts/

Minimalist bir hediye, hediye çeki
Görsel Kaynak: http://www.themoviescuracao.com/