26 Ocak 2012 Perşembe

Her ihtimale karşı (just in case) taşıdığımız yükler



Tüm tatillerim için dönüşümlü olarak kullandığım 2 bavulum var. Tahmin edersiniz ki minimalizm seyahat tarzında da yerini buluyor. Neyse bavullar diyorduk:

Kabin boy bavul vazgeçilmezim

Biri kabin boyu hard-case diye tabir edebileceğimiz çek-çekli bir bavul diğeri ise zorlasanız günlük çanta niyetine kullanabileceğiniz kalın kumaş bir çanta. Kabin tipi olan 1-2 haftalık seyahatler için olan çantam, taşımakla uğraşmam, uçaklı seyahatlerde bagaja veririm. Diğeri ise 3 günlük, eğer uçaklı bir seyahatse yanıma aldığım çanta. En kötü ihtimalle iki çantayı beraber kullanırım ama o kadar.

1-2 günlük tatillere orta boy bir çanta yetmez mi?

 

Üniversitede çıktığım berduş tatillerde gözüme artık eskiyen kıyafetleri ve spor ayakkabıyı kestirir onları sağda solda bıraka bıraka ilerlerdim. Böylece yeni aldığım şeyler taşırken sorun olmazdı. Hem de mobil bir “declutter” yapmış olurdum. Artık tatillerde yanıma giymeyi sevdiğim şeyleri alıyorum. Berduş günlerim geride kaldı belki ama artık tatillerde alışveriş de pek yapmıyorum.

Çantalarımı “her ihtimale karşı” alınmış şeylerden uzak tutmaya çalışıyorum. Geçenlerde okuduğum The Minimalists yazısı doğru yolda olduğumu gösterdi. Kitaplarını tanıtmak için çıktıkları turnede ya ihtiyacımız olursa düşüncesine takılmadan bavullarını gayet hafif bir şekilde yerleştirmişler. Bir şeye ihtiyaç duyduklarında ise şuna bakmışlar: bu ihtiyacı bulunduğumuz yerden en fazla 20 dk uzaklığa giderek ve 20$’ı geçmeden karşılayabilir miyiz?

%99 olarak bu şekilde sorunlarını çözmüşler.

 

Minimalizmin bir yan faydası olarak her ihtimale karşı boş yere saklanan eşyalardan kurtulmak hem zihnimizi temizlemeye, hem yer açmaya hem de omuzlarınızdan yük kalkmasına yardımcı oluyor (hem manen hem madden).

Özellikle kadınlar günlük çantalarını bir döküp tek tek baksınlar. Hangi eşyayı laf olsun diye boş yere taşıyoruz?

BUGÜN BUNU YAPIN:
Günlük çantanızı, laptop çantanızı boşaltıp bir bakın: Siz neleri her ihtimale karşı taşıyıp hiç kullanmıyorsunuz?

Evinizdeki Temel Eşyalar-Türk İşi Minimalizm'de sıra onlarda

Minimalizmde ileri adımlara hoşgeldiniz:

Evi sadeleştirmek söz konusu olunca neler vazgeçilmez neler aslında evimizi bizle anlamsız yere paylaşıyor kararını vermek zor olabiliyor. All in Good Time’ın yazarları Tara Kuczykowski and Mandi Ehman (ki yazarlığın yanı sıra birer anneler) evle ilgili önemli ipuçları* veriyor. USA TODAY’de çıkan yazıyı fikir vermesi için çevirdim. Parantez içi notlar Ç.N yani bendeniz çevirmenin notu.

Mekan mekan gidelim.
Mutfak
www.bigchill.com'daki bu minimalist 
mutfak sizi de tavlamadı mı?

 • Yemek Kitapları
Saklamak istediğiniz yemek tariflerinin birer kopyasını alın.
Bu önemli tarifleri ya bir defterde toplayın ya da bilgisayara kaydedin (tarayabilirsiniz, word dokumanında saklayabilirsiniz).
Kullanmadığınız yemek kitaplarını ise bağışlayın.
•Kiler
Tarihi geçmiş ürünleri atın.
Kullanmadığınız konserveleri bağışlayın.
Ürünleri dizerken en önce tarihi geçecek olanları öne koyun (aynı bir market gibi).
•Buzdolabı
Bayat ve tarihi geçmiş malzemeleri atın.
•Çekmece ve dolaplar
Ne sıklıkta kullandığınızı ve ihtiyaç duyduğunuzu düşünerek tencerelerinizi /tavalarınızı ve mutfak eşyalarınızı ayırın.
Bir şeyden iki tane varsa gerçekten ihtiyacınız var mı bakın ve gereksizse onlardan kurtulun.
Oturma Odası
•Medya
Çocuğunuz büyüdüğü için artık oynamadığı oyun cd’lerini ya da sizin artık izlemeyeceğiniz filmleri temizleyin.
CD’lerin orijinal kutularından feragat edin ve birden çok CD alan kutuları kullanmaya bir şans verin.
Gereğinden fazla olan kumandalardan, kablolardan kurtulun.
•Oyuncaklar
Oturma odasında olmasına müsade ettiğiniz oyuncaklar için bir alan yaratın; onları bir sepet, oyuncak kutusu ya da dolapta saklayın.
Düzenli olarak etraftaki oyuncakları toplayın.
Hepsinin sürekli ortada olmasındansa oyuncak setleri yaratın ve dönüşümlü olarak bunları çıkarın.
•Raflar ve biblolar
Biblolarınızı azaltın. Ne kadar az biblo o kadar toz alınacak eşya (bence sıfır biblo sıfır tasa).
Artık tutmak istemediğiniz kitaplarınızı ayırın ve bağışlayın.
Dergilerde kendinize bir sınır koyarak, mesela 3 ay, eski dergilerinizi bağışlayın (ya da kağıt çöpüne atın).
Banyo
•Banyo oyuncakları
Su fışkırtan oyuncaklar küflenebileceği için atın.
Diğer oyuncakları arada bulaşık makinesinde yıkamayı unutmayın.
Diğer oyuncaklarda olduğu gibi oyuncak sayısını azaltmayı ve dönüşümlü olarak ortaya çıkarmayı düşünün.
•İlaçlar
Son kullanma tarihi geçmiş ilaçları çöpe atın.
Eski ilaçlardan kalma damlalık, plasitk kaşıkları vs atın.
•Eşantiyon ürünler
Sadece gerçekten kullanacağınız şampuan/ saç kremi/ losyon/ deodorant eşantiyonlarını saklayın.
Bu ürünleri sınıflandırıp ayırarak gerçekten kullanabileceğiniz bir düzene sokun.
Bunlardan misafirleriniz kullanabilmesi için bir misafir sepeti yaratın.
•Kıyafetler
Eğer şimdi hoşuna gitmiyorsa sonra da gitmeyecektir. Artık dolabında yer tutmasının gereği yok.
Bütün askılarınızı ters çevirin. Bir kıyafeti giydiğiniz zaman askıyı doğru şekliyle geri koyun. Böylece bir zaman sonra neleri hiç giymediğinizi fark edeceksiniz.
Mevsimlik kıyafetlerinizi mevsimi geçtiğinde kaldırıp yerden kazanın.
Çoçukların eşyaları
www.yasamvesaglik.com
Tabii ki kırık parçaları atmalı, benzer oyuncakları gruplamalı ve onların artık oynamadığı oyuncakları bağışlamalısınız.
Çocuğunuzu da bu toplanma işine dahil edin. Bunu onların arkasından değil onlarla beraber yapın.
Her yeni oyuncak geldiğinde “bir oyuncak içeri bir oyuncak dışarı” kuralını uygulayın.
Muhtelif oyuncaklara bir sınır koyun. Fast-food restoranlarından gelen oyuncakları bir arada tutun. Koyduğunuz sınıra gelince bir kısmını dağıtın.
Özel koleksiyonlar için belli bir alan oluşturun.





BUGÜN BUNU YAPIN:

Minimalizm maceranızda evinizdeki tüm temel eşyaların elden geçirilmesini  sonraya bıraksanız bile sağlığınızı düşünerek ilaç dolabınızı / çantanızı bugün temizleyin. İlaçları kutularında saklamayı alışkanlık edinin, böylece son kullanma tarihlerini takip edebilirsiniz.

24 Ocak 2012 Salı

Evin geri kalanı için



Bu güzel minimalist oda www.freshome.com'dan
Minimalizme girince iş sadece kıyafetlerle bitmiyor ne yazık ki. Yaşam alanınızda bulunan her şeyi ihtiyaç ve mutluluk verme yönünden inceleyip tek tek değerlendirmek lazım. Declutter da denen bu dağınıklıktan kurtulma eylemi için minimalist dünyanın pek çok önerisi var.  Pratikte zor olsa da teoride benim en çok hoşuma giden yöntem oda oda giderek her seferinde bir odadaki her şeyi kolilere koymak. 1-2 hafta boyunca sadece ihtiyacın olan şeyleri koliden çıkarıp kullanmak ve yerine koymak. Bu süre sonunda ise kolide kalan eşyaları tek tek değerlendirip onlarla ne yapılacağına karar vermek (atmak, ihtiyacı olana vermek, satmak...)

Benim kıyafetlerin gerekliliği için sorduğum iki soruya karşılık missminimalist daha ileri giderek 20 soruda eşyalarınızı sorguluyor*.

1.     Bu eşya nedir?
2.     Neden burda? Nerden geldi? (satın aldım, hediye, ödül vs) Eğer istemeden sizin olduysa belki sadece o yüzden yer kaplıyordur.
3.     Ne işe yarıyor?
4.     En son ne zaman kullanıldı? Bu soru tanıdık gelmiş olmalı.
5.     Bir daha ne zaman kullanılacak / kullanılabilir?
6.     Eğer kaybolsa özler miydim?
7.     Aynı işi gören başka bir eşyam var mı?
8.     Elden çıkardığım zaman ihtiyaç duyduğumda kolaylıkla temin edebilir miyim?
9.     Benden başkası için daha yararlı bir şey midir?
10.  Zararı yararından fazla mı? Özellikle çok tamir gerektiren ya da çok elektrik tüketen eşyalar için düşünülebilir.
11.  Bana değil de olduğumu düşündüğüm kişiye mi ait? Belki de gerçek hayata daha yakın olmanın vaktidir.
12.  İhtiyacım yoksa satma değeri var mı? (gittigidiyor ,sahibinden, craiglist)
13.  Bu eşya mı yoksa yokluğunda kazanacağım alan mı daha değerli?
14.  Anlık bir dürtüyle yakın zamanda alınmış bir şey ise iade şansı var mı?
15.  Sadece bir hatırası olduğu için mi burda?
16.  Dijital ortama aktarılabilir mi? (fotoğraf, vhs kasetler vs)
17.  Daha küçük parçalara ayrılabilir mi? yani eşyanın tümü gerekli değilse ama bir hatırası varsa bir parçası saklanabilir. Parçaları kayıp eski bir satranç takımının bir piyonu gibi
18.  Bir zamanlar bu eşyaya sahip olduğumu unutabilir miyim?
19.  Aslında başkasına mı ait? Uzun zaman önce arkadaşınızdan ödünç alıp geri vermeyi unuttuğunuz bir hırka mı?
20.  Bu eşya beni mutlu ediyor mu? Belki değerlendirdiğiniz şey hiç bir kategoriye sığmıyordur. Çocuğunuzun çizdiği ilk resim ne kadar “gereksiz” olsa da sizi her seferinde gülümsetmeyi başarıyorsa evinizde bir yeri var demektir.


Bu işin zaman ve sabır gerektirdiğini unutmayın. Birdenbire tüm evle başetmeye çalışmak yorucu gelip tüm şevkinizi kırabilir.

Eğer kıyafetlerinizi elediyseniz bir sonraki adım olarak odanızdan başlayabilirsiniz.
     
BUGÜN BUNU YAPIN:
En az eşyanızın banyoda olduğunu düşünerek yukardaki minimalizm önerisini orda hayata geçirin. Banyonuzdaki her şeyi büyün bir kutuya koyun. Önce gerçek günlük ihtiyaçlarınız olan diş fırçası, macun gibi eşyalarınızı çıkarın ve yerleştirin. Sonra şampuan, duş jeli vs derken sadece neye ihtiyacınız varsa kutudan onu alın ve sonrasında banyodaki yerine kaldırın. 2 hafta sonunda bakalım kutuda hiç ihtiyacınız olup kullanmadığınız neler kalacak.




Minimalizm II: Fazlalıklardan kurtulmak (kilo değil kıyafet)


Minimalizm üzerine okuduğumda en kolay ve başarılı olarak gerçekleştirdiğim şey kıyafet temizliği oldu. Bunu sadece minimalizm kapsamında da düşünmemek gerek.
Her zaman için giymediğim, bir gün belki işe yarar düşüncesiyle dolap bekleyen genellikle bayılınarak alınıp hiç giyilmemiş kıyafetlere karşılık bırak gönlünce alışveriş yapmayı en basit ihtiyaçlarını karşılayamayan kişiler.

İşte tam bu noktada dolaplar boşaltılmaya ve yeniden dizerken o 2 önemli soruya sıra geliyor. Her bir parça kıyafet için:

1.     Bunu en son ne zaman giydin? 1 Yıldan fazlaysa bu kıyafeti unut gitsin (tabii çok özel nedenler dışında, zaten yılda bir kez giyilebilecek bir gece elbisesi, ya da kayağa meraklıysanız kar pantolonuna garez yok. aslında bunları da o kadar sık giymiyorsan ödünç alınabilir ama tamam bunun üzerine çok gitmiyorum)

2.     1 yıldan fazladır el sürmediğiniz kıyafetler için 2. Soru: bu kıyafetin durumu ne? Burdaki kasıt temizliği, kullanılabilirliği. Kıyafeti elden çıkarmaya karar verdiğimize göre onun gideceği yer çöp mü yoksa temiz bakılmış bir kıyafet ya da giyilmeden kenarda duruyorsa uygun bir yer mi ona karar vermek lazım.

Minimalizm serüveninde elinizdeki bu ayırdığınız eşyalara ne yapacağınıza karar vermeniz lazım
Giyilebilir temiz pak kıyafetler için bir önerim Beyoğlu Belediyesi. 444 0 160’ı aradığınızda sizin özenle hazırladığınız paketleri işten veya evinizden alıp ilgili kişilere ulaştırabiliyorlar. Tabii Beyoğlu size uzak bir noktadaysa internetten ufak bir araştırmayla başka alternatifler de bulmak mümkün.

Bugün bunu yapın:

Minimalist olmak emek ister: Bir saat ayırın ve dolabınızdaki her şeyi normalde astığınızdan ters yöne asın. Her yeni kıyafet giyişinizde onu dolaba geri koyarken askısının yönünü eski haline getirin. Bir süre bu şekilde devam edin. Böylece doğal bir eleme sistemi yaratacaksınız. Sonra, mesela 1 ay geçtiğinde dolabınıza tekrar alıcı gözle bakın ve günlerce askılarını çevirmediğiniz kıyafetlerinizi ayırın. Böylece hem yukardaki soruları soracağınız kıyafet sayısını azaltın hem de gerçekten bu kıyafetleri gözden çıkardığınıza ikna olun.

23 Ocak 2012 Pazartesi

"Minimal" hediyeler

Minimalizm yolundaki ilk adımlardan birini atmak için yakın zamanda doğumgünü olan arkadaşıma materyal bir hediye değil de manevi tatmin verecek bir hediye vermek istedim. Onlarca hırkasına bir yenisini eklemekten ya da beğenmeyeceği sonra da üşenip değiştirmeyeceği bir çanta yerine onu sevdiği bir sanatçının konserine ya da bir tiyatroya götürmek istedim.

Tahminimden zor oldu!

Bir kere huy olarak bana şunu al deme kültürüne pek sahip değiliz. Alışık da değiliz. Ben de biri gelse “Sana yakın zamanda sevdiğin kim var onun konserine bilet almak istiyorum.” deseler cevap vermeden önce bir süre düşünürüm. Ne yalan söyleyeyim seçtiğim konserin ücretinden zevkimin sorgulanmasına kadar aklıma bir sürü şey gelir.

Tahmin ettiğim üzere “Sen ne istersen” cevabını aldım. Bunun üzerine hiç bir konseri beğenmeyince (altını çizerek ben beğenmeyince) yakın zamandaki tiyatro oyunlarından bir derleme yapıp ona mail attım. Sonuçta yine benim seçtiğim ama tabii onun da beğeneceğine inandığım tiyatro oyununa gidiyoruz.

Yeri gelmişken minimalizm kapsamında sevdiklerinize hediye önerileri*:
- Konser/ tiyatro/ sinema biletleri
- Özel bir geceye bilet
- Sizin hazırladığınız bir ev yemeği
- Hoş bir restoranda yemek - Spa / Masaj hediyesi
- Hobi kursları
- Çocuğu varsa bir ya da birden çok gece bakıcılık yapmak gibi

Bu tarz hediyelerin minimalizm dışında bir de deneyimsel olmaları sebebiyle daha çok mutluluk yaratma özelliği de var. Son dönemdeki inanışlara göre maddesel şeylerin mutluluğunun çok kısa sürdüğünü ama bir deneyimin yarattığı hatıralar nedeniyle daha kalıcı olduğunu gösteriyor. Benzer hediyeler vermeye başladığınızda etrafınızdakiler de size bu şekilde yaklaşabilir. O yüzden buna hazırlıklı değilseniz belki de bu yöntemden başka bir şekilde minimal hayata geçiş yapabilirsiniz.

Yazıyı bitirmeden önce bizler için en zor öneriyi sunmadan edemeyeceğim: Hediyelerden kurtulmak. Sadece değer verdiğiniz biri size hediye etti diye başkasına vermeye elinizin gitmediği hediyeler. Üstünüze olmayan gömlekler, okumayacağınız kitaplar, sevmediğiniz müzikler... Bu hediyelerden uygun bir şekilde kurtulduğunuzda ne kadar rahatladığınıza siz de şaşıracaksınız.

*http://www.theminimalists.com/gifts/

Minimalist bir hediye, hediye çeki
Görsel Kaynak: http://www.themoviescuracao.com/