30 Mayıs 2014 Cuma

Minimalist anneye wrap sling ve diğer babywearing ürünleri

Hamile olduğumu öğrendiğimde ilk işim bloglara sarılıp diğer annelerin tecrübelerini okumak oldu. Bazen saatlerce sayfadan sayfaya atlar işime neler yarayacak, eksiklerimi nasıl tamamlarım diye listeler yapardım. Babywearingle yani bebeğini kanguru dışında sana yakın bir şekilde bağlayarak senin bir parçanmışcasına taşıma ile de bu dönemde tanışmıştım.

Babywearing'i kangurudan ayrı tutmamım nedeni kangurudaki bebeğe nazaran bu yöntemde bebeğin daha doğal şekilde annede olması ve kangurunun genelde 9 kg gibi bir sınırı varken babywearing ürünlerinde bu sınırın 14-15 kg'lere çıkması.

Babywearingde bebeğinizin bacakları sarkmıyor. Yani tüm kuvvet bebeğin pelvis bölgesine binmiyor. Bacaklar m şeklinde açılıyor ve bu pozisyon onun kalçası için de çok ideal. Peki neler var kullanabileceğimiz?

Wrap sling: şimdilik favorim bunlar. 4,55cm boyuyla dola dola bitmeyecekmiş gibi hissedilse de kısa sürede alışılıyor. Bebeğiniz yenidoğanken içine yerleşiyor, biraz büyüyünce ise bacaklar dışarda kucaklama pozisyonunda taşınıyor. Önde yanda ve hatta arkada taşıma şekilleri mümkün. Ayrıca uzun bir kumaş olduğu için yeri geldiğinde battaniye, puşet örtüsü vs gibi amaçlarla da kullanılmaya uygun. Taşırken ellerin boşta kalması, bebeğin o rahatsız sıkışıkmış gibi görünen pozisyondan mutlu olması ise en büyük avantajları.

Mei tai'lar: çantaya benzeyen bir sistem. Bana göre biraz daha büyük bebeklerde kullanmak için daha ideal. Kanguruya benzese de bacakları tutuş şekli ve bebekle aranızda bir şey olmaması gibi farklılıkları var.

Pouch sling: tek omuzdan geçen bir sistem. Severek kullananı çok. İki dezavantajı var: hep tek elle desteklemel gerekiyor, ağırlığı tek omuza bindiriyor.

Hepsinde gizli şekilde emzirmek mümkün hatta bu yönüyle emzirme önlüğünü de gereksiz kılıyor.

Fiyat olarak da gayet uygun ürünler. En pahalısı 200 TL. Hatta uygun kumaşları bulursanız kendi wrap sing ya da pouch slinginizi yapmanız işten bile değil.

Ben bir vasıtaya bineceksem kesinlikle slingle çıkıyorum yoksa puseti taksi dolmuş gibi araçlarda kullanmak çok zor. Bu nedenle ilk dönemlerinde puset kullanmayan anneler bile var. Tüm bu özellikler bu ürünleri minimalist annelerin listesine sokmaz mı sizce de?

Ayakkabılar, kadınların en büyük sınavı

Kadınların birçoğunun en zayıf noktasıdır ayakkabılar. Ne kadar çok olsa da hiçbir zaman yetmezler. Her kıyafete uygun ayrı renk, bazen de aynı rengin farklı modelleri derken bir ayakkabı dolabı yetmemeye başlar.

Minimalizm ve ayakkabı sorunsalı
Eğer sadeleşme yolunda ayakkabılarınız için bir azalma yoluna gidecekseniz şöyle bir önerim olacak. Nasılsa klasik, her renge gider diyerek bir çift siyah bir çift kahverengi yerine biraz daha cesur bir renk kullanın. Mesela yazın yeşil kışın mürdüm ya da bordo gibi. Böylece hem içiniz açılır hem de seçtiğiniz rengi bir üok farklı şeyle kombinleyebilirsiniz. Bir de ucuzlukta kendini kaybedip asla giymeyeceğin ya da tadilata ihtiyaç duyan ya da ayağınızı vuran/ kokutan vs ayakkabılar var. Onlarla çoktan vedalşamanız gerektiğini hatırlatmaya gerek var mı?

Unutmayın ki alışveriş yaparken kendinizi anın büyüsüne kaptırmamak lazım. Yoksa dolabınız ya da tarzınızla alakasız şeyler alıp alıp dolabınızı tıka basa doldurduğunuz halde giyecek hiçbir şeyim yok demeniz işten bile değildir. 

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Bebekler için oyuncak gerektirmeyecek oyunlar

Minimalizm, çocuklu aileler için bazen çok zorlayıcıdır. Yeni bir şey alındığına eski bir şeyin verilmesi ( one in- one out) pek işle(ye)mez. Oyuncaklar evi işgal eder.

Blogger GeCe herkesin aynı oyuncaklara erişemeyeceği fikrini de göz önünde tutarak bebeklerinizde oynayabileceğiniz oyunları derleyen bir site yapmış. Üstelik yaş kategorisi bile koymuş:bebekler için oyunlar

Aktif güncellenen de bir site olmuş. İçinde ce-e gibi klasik oyunlardan ev yapımı sürpriz yumurta gibi ilginç fikirlere bir çok öneri var. 

Kaan'a hoşgeldin partisi / babyshower

Aslında amacım birebir Kaan'a ne yaptığımızı anlatmaktan çok babyshower konusuna değinmek. Bunu ilk defa genç bir kızken fanatikte okuduğum İpek Ongun'un kitaplarından birinde görmüştüm. Yeni nesle ne kadar ulaştı bilemiyorum ama kendisi ve Gülten Dayıoğlu bizim kuşağın kült yazarlarındandı.

Neyse, kitabında Amerika günlerindeki hamileliğini anlatan Ongun'un, ona düzenledikleri partiyi de detaylı anlatmıştı. İşte o parti aslında benim burda değindiğim konulara çok uyuyor. Orda gelen misafirler kendi artık kullanmadıkları bebek eşyalarını temiz bir şekilde paylaşıyorlarmış. Bizde de denir ya: bebeğin yediği helal giydiği haram diye.

Şu anda düzenlenen partiler ne kadar bu mantıkta orası tartışılır ama günümüzde geç anne olma, arkadaş grubunda bekar ya da çocuksuzların olması olayı biraz hediye alma seramonisine çeviriyor tabii. Burda daha önce de önerdiğim hediye çeki ya da çek alınmıyorsa hediyeye değişim kartı eklenmesi önemli bence.

Bana gelen hediyeler eksiklerimi tamamlamam açısından çok faydalı oldu kesinlikle. Ama yeniler kadar arkadaşımın getirdiği oğluna artık küçük gelen reflü yastıgı,bir kaç body ve çorabı Kaan için severek kullandım. Ve inanıyorum ki Kaan'dan sonra daha 1 ya da 2 bebek daha büyütürler.

Bu partilerin bence en önemli özelliği de anne adayının sevdiklerine doğumdan önce bir araya gelmesi ve moral toplaması. Ben bir geniş kâseye kalemler ve tavsiye / dilek kartları koymuştum. Çok hoş şeyler yazılmıştı. Siz de A4 kağıdı 4e bölersek benzer kartlar yapabilir ya da greve printables- advice for the new mom diye arayıp PDF ten bastırabilirsiniz. 

Konu dışı : Sinebebe

Yurtdışında yeni annelerin en azından sosyal anlamda hayatlarının daha kolay olduğuna dair bir çok şey duymuşsunuzdur: kimi ülkelerde aynı mahalledeki yeni anneler bir araya getirilerek destek grupları kurulur, kimisinde çocuk/bebek dostu sinemalar vardır, tabii ki kaldırımları bebek arabasıyla gezmek için daha müsaittir vs.

Doğum yaptığım gün ben de burda da güzel şeyler oluyor dedirten bir şey öğrendim tesadüfen. Bir arkadaşım Sinebebe'den bahsetti. Sinebebe Başka Sinema'nın organize ettiği 1 yaşına kadar çocuğu olan annelerin rahatça (emzirerek, bebeğinin ağlamasının rahatsız edeceğinden korkmayarak...) bebekleriyle film izleyebileceği seanslar demek. Şu ana kadar 3 tane düzenlendi. Hepsi de festival filmleriydi. Sanırım şu anda ayda 1 düzenlenen bu etkinliğin vizyon filmlerini içermesi zaman alacak.  Ülke temennim zaten devam etmesi.

Ortamın bebek dostu olması için ışıklar tam karartılmıyor, ses daha kısılıyor. Bebek ağladıkça hemen ayağa kalkıp ya da kenara geçip pışpışlamak, tur atmak, emzirmek serbest:)

Tek handikap bu olayın pek bilinmemesi. Benim gittiğim seansta bu düzenlenen 3.seans olmasına rağmen sadece 5 anne bebek vardık. Benim dışımdakiler ise beraber gelmişti. Yani biri haberdar olup diğerlerini organize etmişti. Annelere bir nefes aldıran bu fikir ilgisizlikten kenara kaldırılırsa gerçekten yazık olur.

Bizim izlediğimiz seans Moda Sahne'deydi. Daha önceki ise Reks'de olmuş. Tabii bunlar Anadolu yakasındakiler. Avrupa yakasında da 1 ya da 2 sinemada yapılıyor.

Yeni gösterimler için Başka sinemanın Facebook sayfasını takip etmek lazım sanırım. Twitter accountları da var ama ben soru sorduğumda sadece gün verdiler. Mekan / saat öğrenmek için bayağı uğraştım. 

bir de eğer bir anne isen şu yazıyı da okumadan geçme derim
Çocuklu hayatta sade bir düzen için 9 öneri

Minimalist anne olabilecek miyim?

Mart ayının sonlarına doğru bebeğim doğdu. Şimdi ona bakma, onu yetiştirme gibi temel görevlerimi yaparken beni bir yandan da acaba bunları minimalist bir akım çerçevesinde yapabilecek miyim düşüncesi sardı.

Şu ana kadar minimalizme dokunduğum noktalar şöyle:

Bir çok temel eşya hatta perde ve lamba dışındaki tüm mobilyalarımız ikinci el, Kaan'ın kuzeninden bize yadigar.

Bir çok kıyafetimiz (ben sadece bir çift çorap, şapka ve tulum aldım) Kaan'ın kuzenlerinden ve bir arkadaşımın oğlundan. Tabii hediye gelenler de var.

Ben kumaşını bulamayız diye bir wrap sling aldım ama anneme bir pouch sling diktirdim.

Oto koltuğu ve poşetimiz de yine bir arkadaşımızın oğlundan.

Hatırlarsanız bebek hediyeleri kapsamında bebek pastalarından bahsetmiştim. Bana da bir tane geldi gerçekten. Ve çok da kullanışlı oldu. Ancak bu konuda bir önerim olacak. Kıyafette olduğu gibi bu tarz bir hediyede de büyük beden almakta fayda var. 1 no'lu bezler kısa bir süre kullanılıyor ama 2 ve özellikle 3 Nolu bezlerin kullanılacağı süre kesinlikle daha uzun. Hatta böyle bir niyetiniz varsa bebegin kilosunu öğrenerek ona göre bir numara büyük alabilirsiniz. Sonuçta aileler genelde bez konusunda stoklama yoluna gidebiliyor.

Kıyafetlerde yaptığım önemli bir diğer şey ise sürekli olarak Kaan'ın kıyafetlerini gözden geçirmek ve küçülenleri elemek. Henüz kime gideceği belli olmasa da hepsi temiz ve ütülü bir şekilde bir kenara ayrıldı bile.

Bebek çantası filan gibi aksesuarlarda ise yeni bir şey almaktansa elimdeki şeyleri kullanmaya karar verdim. Normal sırt çantam artık bebek çantası olarak görev görüyor. Emzirme yastığı yerine dolgun bir baş yastığı kullanıyorum. Bebeğin müslin bezlerinin yetmediği durumlarda evdeki peştemallar devreye giriyor.

İlk aklıma gelenler bunlar.

Şimdi bir süre bu konularda kalem oynatacağım sanırım.