21 Temmuz 2018 Cumartesi

OKU: The Year of Less (Azalma yılı) , Bir kadının bir yıl süren alışveriş diyeti

foto: treehugger.com (bendeki e-book olduğu için böylesini seçtim:) )

... artık tek bir sweatshirt alma hakkım olduğu için en iyisi olmalıydı. En iyi marka, en pahalısı ya da en kalitelisi değil. Benim için en iyi olan. Üstüme tam olmalı, iyi hissettimeli ve nerdeyse her gün giyebildiğimi hayal edebilmeliydim...

diyor kitabının sonlarına doğru Cait Flanders, The Year of Less'in yazarı. 

The Year of Less, yazarın uzun yıllar sürdürdüğü blog tecrübesinden sonra 2 yıllık alışveriş diyetinin sonunda yazdığı bir kitap. Kitap ilk 12 aylık süreci anlatıyor. ikinci yıl zaten birinci kurallar geçerli olduğu ve artık almamayı içselleştirdiği için o kısmı anlatmamış.

Flanders daha önce borçlarını ödemek, yaklaşık 15 kilo vermek ve içkiyi bırakmak için de benzer challenge'ler/denemeler yapmış. Kitapta da gayet samimi bir şekilde kendinin nasıl bir alışverişkoliğe dönüştüğünün farkına varmasını, bu süreçte en çok zorlandığı ve güç aldığı anları anlatıyor. 

Alışverişi bırakırken aynı zamanda eşyalarındaki kalabalığı da azaltmaya (declutter) karar veriyor, ay ay bizle de yüzde olarak paylaşıyor, kitabın sonunda ciddi bir azalmaya gidiyor ve hep dediğimiz gibi sadeleşmeyle başlayıp sade yaşama (simple living'e) doğru ilerliyor. Hatta sıfır atığa bile yönelip kendi temizlik malzemelerini yapmaya başlıyor. 

Kitapta yer yer çok değerli tespitler var. İnsan dürüstçe içine dönüp baktığında çok önemli aydınlanmalar yaşayabiliyor. Bunları tek tek yazarsam kitap özetine dönüşecek ama mesela bir yerinde şunu söylüyor ki bence en kilit noktalardan biri: Cait diyor ki ben alışverişkolikleri düşündüğümde aklıma topuklu ayakkabılar giyen, bakımlı, ellerinde marka poşetler olan kadınlar geliyordu. Kendime baktığımda ben o kafamdaki resme hiç uymuyordum. E o zaman ben de alışverişkolik değilim diyordum. Ama her üzüldüğümde canımın sıkkınlığını geçirmek için alışveriş yapıyordum, bir indirim maili geldiğinde hemen fırsatlar arasında kayboluyor, bir kitap almak için bir dükkana girdiğimde 4-5 farklı kitapla çıkıyordum.

Bilmiyorum siz bu cümlelerde ne kadar kendinizi gördünüz. Ama benim satın alma dürtülerimi gözden geçirmeme bir kez daha neden oldu: )

Ben kitabı Amazon'dan e-kitap olarak alıp telefonumda yüklü olan Kindle uygulaması ile orijinal dilinde yani İngilizce okudum ama sanırım henüz Türkçe'si yok. 

Eğer gerçek yaşam hikayelerinden ilham alıyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim. 


1 yorum:

  1. Kitabın adını sizden duyup hemen edindim, iki günde okudum. Çok samimi yazılmış ve akıcı bir dili var. Gerçekten ilham verici...

    YanıtlaSil