12 Ekim 2017 Perşembe

Sıfır Atık Yaşama Giriş: 3. Hafta Özeti








Sıfır Atık macerasının 3. haftasında yine önerilerimi paylaştım ve sizden yorumlarınızı aldım. 

Bu hafta bizi biraz daha zorlayacak öneriler vardı listede. Hadi hepsine birden bakalım.



15. YEMEGE CIKTIĞINIZDA (GEREKECEKSE) KENDİ MALZEMELERİNİZİ GÖTÜRÜN:
Bugün konfor alanımızın dışına çıkıyoruz. Çöpsüz hayat akımına geçmek bazı utangaçlıklarımızın önüne geçmemizi gerektiriyor.
 Acaba ne derler diye düşünmeden rahatça hareket ettiğimizde hayat daha kolay olacak. Bugünkü öneri de bunu gerektiriyor.
Dışarda yemeğe giderken gerekiyorsa 
Eğer fastfood yemeye gidecekseniz belki bardak ya da çatal/bıçaginizi kendiniz götürebilirsiniz.

Yanınızda bir saklama kabı olursa kalan yemekleri onların plastik ya da alüminyum kaplarında degil kendi kabınızda geri götürebilirsiniz.

Bir de  ordaki kağıt peçeteleri kullanmak yerine kendi peçetelerinizi de götürebilirsiniz. İnsan yemek yerken kağıt pecete varsa biraz daha "hunharca" kullanabiliyor.
Konfor alanımızdan çıkmayı gerçekten zor buluyoruz, bu öneriyi %65 oranında herkes zor bulmuş, ben bunun asıl nedeninin “ne derler duygusu” olduğunu düşünüyorum.

16. ALUMINYUM FOLYO KULLANMAYI BIRAKIN:
Alüminyum folyo kullanımını hem çöp yaratması bakımından hem de gıdayla temas halinde ısındığında zarar verdiğinden dolayı bırakmalı en azından azaltmalıyız.
genelde tart, börek gibi şeyler pişirilirken üstü yanmasın diye folyo ile kaplanır, bunun yerine kalın bir payreks kapak koymak da iş görüyor.
Piknik vs gezilerde bazen sandvicler de folyo ile sarılabiliyor kolaylık olsun diye, bunun sağlığa zararı olmasa da direkt çöp. boyle durumda ise sandvicler kumas bir peceteye sarılıp sonrasında da peçete el-ağız temizliği için kullanılıp dönüşte de yıkanarak çöp cıkarmadan gün bitirilebilir.






17. KENDI YEMEĞINIZI TAŞIYIN
Eğer sürekli olarak dışarda yemeniz gerekiyorsa hem çöpsüz hayata hem de bütçenize uygun bir çözüm yemeğinizi evden götürmek.
Kavanoz salatalar bunun için biçilmiş kaftan. İçine mercimek, nohut, makarna, pirinç, kinoa, kuruyemişler, peynir vs koyarak zenginleştirdiğiniz salatanız oldukça da doyurucu olacak ve sizi ısıtma derdinden kurtaracaktır. Aynı şekilde meyve ve kuruyemişlerinizi de yanınızda taşıyabilirsiniz.












18. UPCYCLE / İLERİ DÖNÜŞÜME BIR ŞANS VERIN:
Elinizdeki bunlarla ne yapsam dediğiniz eşyalara, ambalajlara ve eskiyen / yırtılan / kırılan şeylere ileri dönüşümle bir şans daha verin.

Saksıya dönen eski paslı bir demlik, temizleyip içine spagetti koydgunuz bir Pringles kutusu (artık paketli almıyoruz ama evde son kalan paleti değerlendirelim diyene:)  ), kalemlik olan kupa: bunlar en basitleri. Daha neler yapabilirim derseniz Pinterest upcycle yazınca size sonsuz öneriler çıkarıyor. 








19. EKMEĞINIZI ALIRKEN BEZ ÇANTA KULLANIN
Ekmeğinizi nerden alıyorsunuz? Fırın, bakkal, market?
Eger halihazırda paketlenmis ekmeklerden almıyorsanız bir dahaki sefere ekmeğiniz için yanınızda temiz bir bez torba götürün, ekmeği içine koydukları kağıt ya da naylon poset yerine sizin bez torbanızı kullansonlar.

Hatta pastaneden alacagınız şeyler için de bez torba ya da saklama kabı götürebilirsiniz. Dağılmayacak kücük kek, kurabiye gibi seyleri yine rahatlıkla torba ile alabilir, çikolatalı ya da krema kaplamalı vs şeyler için saklama kabını rahatlıkla kullanabilirsiniz.







20.STREÇ FILM KULLANMAYIN
Hayatımıza girdiği günden beri rahatlığına hemen alıştığımız ve belki de nasılsa hem ucuz hem erişimi kolay diye bol bol kullandığımız bir başka ürün de streç filmler.
Kalan yemekleri kaldırırken ya da buzluğa bir şey atarken, yanımızda sandvic vs taşırken eminim ki çok pratik. Ama tekrar tekrar kullanılamıyor ve direkt çöp oluyor.
Bir kereliğine saklama kaplarına yatırım yaparak streç film kullanımını azaltabilir hatta bitirebilirsiniz.
Özellikle evde biriken kavanozlar bu konuda yardımcınız olabilir.










21. İYİ BIR SU FILTRESINE YATIRIM YAPIN


Aranızda direkt musluktan su içen kaç şanslı var bilmiyorum ama biz İstanbul'da uzun zamandır musluktan su içmeyi bıraktık.
Alternatifler belli: evde sık sık tüketimi varsa 19lt'lik sular alınıyor.
Cam damacana hem pahalı, hem her yerde bulunmuyor, ağır... Ne yazık ki her eve ulaşmıyor. Klasik plastik damacanaların ise hem bir ömrü var hem de temizliği soru işareti,üstelik tek kullanımlık yeni sistem olan pet damacanalar da direkt çöpe (iyi ihtimalle geri dönüşüme) gidiyor.
Güveneceğiniz bir su arıtma filtresi hem uzun vadeli pratik bir çözüm olacaktır hem de yaptığınız yaptığınız yatırımı kısa sürede çıkaracaktır.







1. Hafta özeti için:
2. Hafta özeti için: 
3. Hafta özeti için:
4. hafta özeti için:



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder