17 Haziran 2018 Pazar

Basit yaşamak,


Basit yaşamak diyince hepimizin aklına ilk olarak evdeki fazlalıklardan kurtulmak; sağı solu toparlamak, bir yerden başlamak geliyor.

Oysa yaşadığımız yer kadar kafamızı da sadeleştirmek önemli. Olaylara bakış açımızı değiştirmeliyiz.

Peki neler yapabiliriz?

Bir kere bir çok şeyde mükemmelliyetçilikten vazgeçmeliyiz, her şeyinizi takım yapmakla uğraşmayın. Bırakın bir kere de misafirliğe 7 kişi geldiyse birisi de kahvesini kahve fincanında değil de uyumlu olmayan herhangi bir kupada içsin, buna hayıflanmayın. O 7. misafir için takımı 7 kişiliğe çıkartmayın; ya da her çantanıza/kemerinize uygun ayakkabınız olmayıversin; biraz mix-match dedikleri karıştırmanın keyfine varın.

Beklentilerinizi düşürün; karşınızdaki neden sizin doğumgününüzü unuttu, neden kendiliğinden düşünüp x yapmadı... Bunları kenara bırakın. Siz kendinize bakın; karşıdan gelen ekstra şeyler sizi mutlu etsin. Ama mutluluğunuzu kimsenin davranışına ya da sözüne bağlamayın.

İletişimde de basit olsak ya; direkt ifade edin kendinizi. Karşınızdakine söyleyemedikleriniz sonra içinizi şişirmesin. (Bu arada benim en çok hayatıma geçirmeye çalıştıklarımdan biri de bu. Kibar olalım, kimseyi kırmayalım demekle kendimizden ödün vermek arasında ince bir çizgi var. İyiyi, kötüyü, ne istediğimizi ne istemediğimizi net olarak söyleyebildiğimizde hayatlarımız çok daha kolaylaşacak bence).

Bunlar gibi basit ilk adımları atmazsanız minimalist yaşamın getirdiği ferahlık sadece yasadığınız mekanda kalabilir.


3 yorum:

  1. en sondaki, parantezdeki yazı ne de doğru.

    YanıtlaSil
  2. İki çocukla kafanızı nasıl sadeleştirebiliyorsunuz?

    YanıtlaSil