16 Aralık 2017 Cumartesi

Neden Vazgeçemiyoruz?


Aralık ayında hedefimizi yeni yıla daha sade girmek diye koyduk ve her gün kendimize 1 konu seçip ona odaklanıyoruz. 
Instagram’daki hikayeleri gün gün takip ederek bize katılan ya da toplu olarak koyduğum postlara bakan kaç kişi var bilemiyorum ama sizden gelen mesajlar, postların altına yazılan yorumlar minik minik kıpırdanmalar olduğu yönünde. Bugünkü yazıya geçmeden önce hepinize bu yüzden teşekkür etmek istiyorum.
Gelelim bugünün konusuna. Bugün neden vazgeçemiyoruz ona eğilelim istedim. Çünkü bazen gözümüzün önünde bir yığın olduğunu görsek de elimiz onu düzenlemeye, azaltmaya gitmiyor.


Bakalım neden:

1. Suçluluk hissetmek: Annenizin size el emeği ördüğü (ama giymediğiniz kazak), kardeşinizin size mezuniyet hediyesi aldığı (ama hiç sizlik olmayan ) saat... Tanıdık geldi mi? Aslında eşyalara kimden ne amaçla geldi diye değil de hayatımızdaki önemi ve yerine göre bakmak gerekiyor. Kullanmıyorsanız, vedalaşın.

2. Duygusal bir bağ kurmak: Okuldaki ilk gününüzden kalma kalem, bebeklik battaniyeniz, teki kaybolmuş eski bir hediye küpeniz... Hepsine bakınca bir anı, bir yaşanmışlık var. Peki. Haklısınız. Ama burda bir kısıtlama getirmek şart. Mesela bir kutu belirleyip sadece ona sığacak kadar eşyayı saklayabilirsiniz. Bazı eşyaların ise fotoğraflarını çekip onu saklamak da bir öneri. Mesela ben davetiyeleri çok seviyor ama onları fiziksel olarak saklamak yerine fotoğraflarını bir ANI klasöründe saklamayı tercih ediyorum.

3. Bir gün ihtiyacım olur diye düşünmek: Mevsimsel bir kıyafet ya da spor aleti değilse "ya ihtiyacım olursa" düşüncesinden vazgeçmek gerek. Hiç kek yapmıyorsanız ya lazım olursa diye hem yuvarlak hem düz hem slikon vs derken 3-4 tane kek kalıbını saklamanın alemi yok mesela. Eğer bu tarz eşyalarda kararsızlık yaşıyorsanız bir zaman dilimi belirleyin mesela 3 ya da 6 ay gibi. O zamana kadar bu eşya(lar)yı bir yere kaldırın. O zaman dolana kadar kullanıp kullanmadığınıza göre kararınızı verin.

4. Çok para harcamış olmanız: Vitrinde sevdiğiniz bir markanın ayakkabısını görüp bir heves aldınız. Çok da para verdiniz. Ama gel gör ki dolabınızdaki hiçbir şeyle uymuyor. Ya da bir gün giyip parmaklarınızı nasıl sıktığını gördünüz ama değiştirmek için de süresi geçti. Verdiğiniz para da cabası. Genelde böyle durumlarda o eşya öööyle kalıyor bir dolapta. Kullanmayacağınız kesinse hiç kendinizi orda bekleyen eşyalarla sıkmayın, yapabiliyorsanız 2.el satışı deneyin, sevdiğiniz arkadaşlarınıza sorun isterler mi diye, sadece ayakkabı değil tabii çok para verdiğiniz için kıyamadığınız her şey için düşünün bunu. Ve vedalaşın.

Peki sizin bir eşyayı veremediğiniz durumlarda sizi en çok zorlayan neden ne? 

2 yorum:

  1. En sık yaşadığım durum birinci madde, kontrolüm dışında (hediye vs) eve gelen eşyalar. Atarsam/verirsem hediye eden kişiye saygısızlık ederim gibi geliyor. Bir de atsan atılmaz satsan satılmaz kategorisi var ki o da çok fena.Böyle böyle eşya yığınları oluşuyor ama sadeleşme yolunda olmak bile çok güzel. Paylaşımlarınız çok faydalı oluyor bu vesileyle teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim takibiniz ve yorumunuz için: )

      Sil