18 Şubat 2018 Pazar

Çocuk istismarına karşı biz neler yapabiliriz?


Günlerdir hepimizin içi yanıyor. Sizi bilmem ama ben konunun detaylarını okuyamıyorum. O ayrıntıları gördükçe kahroluyorum. Ben bu haldeysem o çocuklar nasıl, aileleri nasıl bilemiyorum. Düşünemiyorum. Son olayların üzüntüsü, tehlikenin ne kadar yanı başımızda olduğu duygusu, bir yandan da çocuklarımızı özgür yetiştirebilme isteği. Kafam karışık, canım çok sıkkın. 

Çocuk susar sen susma sloganı farkındalık yaratmak için hepimizin sosyal medyasında sıklıkla yer alıyor, sonrasında haklı olarak "çocuğa susmayı değil konuşmayı öğretin" deniyor.

Ben de en azından bu konuda bizim önden çocuklarımızı ve kendimizi bilinçlendirmek adına ne yapabiliriz diye düşünerek birkaç şey paylaşmak istedim.

Bunları bilmek sadece anne babaların görevi değil, hepimizin ailesinde, çevresinde çocuklarımız var. Onları gözetmek hepimizin görevi. Üstelik hep küçük kızlar var görsellerde ama bu konunun kız/ erkek çocuğu yok. Hepsi ne yazık ki tehlike altında.

1. Öncelikle yapmamız gereken şey çocuklarımızla konuşmak: onları konu hakkında onların anlayabileceği dilden haberdar etmek. Çocuklarının bedeninin bir oyun malzemesi olmadığını söylemek ve özel bölgeler hakkında bilgilendirmek en temel bilgi olabilir. (Kaynak: bianet)

2. Çocukları zorlamamalıyız. Bizim toplumumuzda çevreye ve büyüklere saygı ve çocuklara olan aşırı düşkünlüğümüz bazen çocukları zorlamamıza neden olabiliyor. İş, sokakta tanımadığımız insanlar çocuğumuzu öpmeye çalıştığında çocuğa "aa bak çocuğum teyze/amca seni sevecek" diye normalleştirmeye ; toplu taşımada anneye çocuğuyla yer verilmediğinde çocuk güvende olsun- düşmesin diye onu tanımadığı insanların kucaklarına vermeye ve hatta daha yakına bakalım: bazen o istemediğinde bizim zorla ona sarılmamıza öpmemize kadar geliyor. Yani "ebeveynlerin de çocuklarının vücut sınırlarına her zaman saygılı davranması önemli. Çocuğa sormadan veya onun itirazına aldırmadan istediğimiz gibi çocuklara dokunmamalıyız. Çocuk istemese de öpmek, sarılmak, mıncıklamak, gıdıklamak, okşamak gibi... Bu dokunuşlar hiçbir istismar içermese de çocuğa kendi vücudu üzerinde etkisi ve hükmü olmadığını öğretir ve çocuk istismara kırılgan olur." (Kaynak:bbc

3. Çocukları konuşmaya teşvik etmek de çok önemli. Çocuk içine sinmeyen, ona tuhaf gelen her şeyi gelip size anlatabilmeli. Tabii bu, ona günlük hayatta verdiğiniz dikkat ile de biraz orantılı bence. Normalde anlattığı diğer şeylere çok dikkat etmezseniz bu konuda da size gelmeye çekinebilir. 

4. Böylesi bir durumda çocuğunuz size bir endişe ile geliyorsa ona inanın. Uzmanlar, bu konuda çocukların yalan söylemesinin pek de yaygın olmadığını söylüyor. (Kaynak: bianet)

5. Peki bu şüphede ne yapılmalı: "Mesai saatleri dışında ise ve savcılığa ulaşımı güçse kendi oturduğu semtin bağlı bulunduğu karakola başvurularak suç duyurusunda bulunulmalıdır. Karakolda başvuru üzerine zaman kaybetmeden çocuğun Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) kendi rızasını da alarak muayenesinin yapılması gereklidir." (Kaynak: bbc)

6. Yasal prosedür sürerken: "Kesinlikle, çocuğunuzun yaşadığı istismarın onun sorumluluğu ya da suçu olmadığını anlamasını sağlayın. Asla "Bunu sana yapmasına nasıl izin verirsin?" gibi suçlayıcı cümleler kurmayın ve uzman yardımı alın: Cinsel istismar mağduru çocukların bu olayın üstesinden gelmesine yardımcı olmak, çocuğa öz-saygısını ve kendine güvenini tekrar kazandırmak, onu suçluluk duygularından arındırmak, aile bu süreçte çocuğa nasıl yardım edebilecekleri konusunda destek vermek ve yetişkinlik döneminde ciddi bir psikolojik rahatsızlığın oluşmasını engellemek için bir uzmana başvurmaktan kaçınmayın." (Kaynak: bianet)

Çocukları bu konuda bilinçlendirirken yararlanabileceğiniz kitaplar: 

1. Bedenim bana ait (burdan inceleyin)
2. Ben herkesle gitmem ki (burdan inceleyin)
3. Kırmızı çizgi (burdan inceleyin)
4. Sır versem saklar mısın? (burdan inceleyin)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder